Ana Sayfa > Araştırmalar

Türkiye’de genişbant İnternet abone sayısı BTK’nın 2011 yılı 3. çeyrek verilerine göre 12.789.017’a çıkmıştır:

İnternet abone sayısındaki yıllara göre büyük artış beraberinde birtakım riskleri ortaya çıkarmakta ve bu riskler başta çocuk sahibi olan aileleri kaygılandırmaktadır.

Ülkemizde ilk kez 2010 yılında gerçekleştirilen “Güvenli İnternet Günü” vesilesiyle yapılan araştırmada Türkiye’deki ailelerin yüzde 90’ının çocuklarının İnternette risk altında olduğunu düşündüğü ortaya çıktı. Araştırma, 6-17 yaş aralığında İnternet kullanıcısı çocuğu olan 10.992 anne-baba ve 12-17 yaş aralığında 2.816 çocuk üzerinde yapılmıştır.

Araştırmada ön plana çıkan diğer çarpıcı istatistikler:

  • Küçük yaşlarda günde 80 dakika kadar olan ortalama İnternet kullanımı, 15 yaşından sonra 2 saatin üzerine çıkıyor. Büyük yaş grupları İnternetten müzik dinlemek, film izlemek ve sohbet etmeye daha çok vakit ayırıyor. Küçük yaştaki çocuklar ise İnternette daha çok oyun oynuyor.
  • Çocuklar zararlı içeriklerle karşılaştıklarında genelde bunu anne-babaları ile paylaşıyor; ama yaş ilerledikçe yardım talebi önemli ölçüde azalıyor.
  • Anne-babalar, İnternet kullanan çocuklarını çoğunlukla takip ediyor. Onlarla konuşmak en yaygın yöntem olmakla beraber, özellikle küçük yaş gruplarında çocukların yanına oturma veya gizlice gözleme daha çok tercih ediliyor. Çocukların yaşları büyüdükçe onları takip etmek ise zorlaşıyor.
  • Genelde çocuklara İnternet kullanımıyla ilgili çeşitli kısıtlamalar ve yasaklar getiriliyor. Zararlı içerikli sitelere girilmesi ve İnternette uzun zaman geçirmelerini engelleme yazılımlarına başvuruluyor.
  • Anne-babaların yarısından fazlası çocukların İnternette oyun oynamasının onlar üzerinde olumlu etkileri olduğuna inanıyor. Yalnız çocukların yaşları ve İnternet başında geçirilen süreler arttıkça bu algı geriliyor.
  • Anne-babaların çoğu zararlı içerikli siteyle karşılaştıklarında şikayette bulunacağını belirtiyor. En bilinen şikayet mercii olarak ise BTK Bilgi İhbar Merkezi (www.ihbarweb.org.tr) belirtiliyor.
  • Küçük yaşlarda çocuklar, İnternet kullanımındaki en temel bilgiyi ailelerinden alırken, yaş ilerledikçe arkadaşlar ve İnternet siteleri önem kazanıyor.
  • Ebeveynlerin yarıdan fazlası güvenli İnternet kullanımı konusunda yeterli bilgilendirme olmadığını düşünüyor.
  • Araştırmada elde edilen bulgular, 23 Şubat 2010 Salı günü İstanbul’da gerçekleştirilen “Güvenli İnternet Günü” etkinliğinde kamuoyu ile paylaşıldı.

2011 yılı Güvenli İnternet Günü etkinlikleri kapsamında ise Ulaştırma Bakanlığı İnternet Kurulu tarafından Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın destekleriyle gerçekleştirilen ve 9-16 yaş grubu çocukların Sosyal Paylaşım Sitelerini kullanma alışkanlıklarının ortaya çıkartılması amaçlanan araştırmanın sonuçları 09 Şubat 2011’de açıklanmıştır.
Çalışmaya sosyal ağ kullanan 9-16 yaş arası 500 çocuk katılmıştır. Bu çocukların %48.1’ini kızlar ve %51.9’unu erkekler oluşturmaktadır. Çocukların yaklaşık %70’i günde en az bir kere İnterneti kullanırken, %66’sı günde en az bir kere sosyal ağları kullanmakta ve burada ortalama 72 dakika zaman harcamaktadırlar. Bu oran çocukların İnternette harcadıkları zamanlarının büyük çoğunluğunu sosyal ağlarda geçirdiklerini göstermektedir. Facebook %99’luk kullanım oranı ile en fazla kullanılan sosyal ağ durumundadır. Geçirilen zamanın uzun olmasına paralel olarak pek çok çocuk sosyal ağların günlük yaşamlarını olumsuz etkilediğini vurgulamıştır. Çocukların %60’ı sosyal ağların ders çalışma sürelerine olumsuz etkisi olduğunu söylerken yaklaşık %25’i arkadaşlarına ve ailelerine daha az zaman ayırdıklarını ifade etmişlerdir. Sosyal ağlardaki bazı risklere karşı çocukların farkındalıklarının az olduğu da dikkat çekmektedir. Örneğin çocukların %50’si sosyal ağlara kaydolurken karşılaştıkları gizlilik ve kişisel bilgileri korumaya yönelik yönergeyi okumadıklarını ya da anlamadıklarını ifade etmişlerdir.
Sosyal ağlarda erkekler, kişisel bilgilerini kızlara göre daha fazla paylaşmaktadırlar. Çocukların %25’i ev adreslerini, %29’u cep veya ev telefonlarını ve %51’i aile bireylerinin isimlerini arkadaşlarıyla veya herkesle paylaşmaktadırlar. Ayrıca çocukların yaklaşık %65’i tanımadıkları kişileri bir şekilde arkadaş listelerine ekleyebildiklerini ifade etmişlerdir. Sosyal ağlara üye olabilmek için en düşük yaş 13 olmasına rağmen çalışmaya katılan 9-12 yaş grubu çocuklar da sosyal ağ üyesidirler. Bu durum çocukları küçük yaşta sosyal ağlarda yaşanabilecek bazı risklere karşı açık bırakmaktadır.